1 Ağustos 2009 Cumartesi

her yol bir yerlere götürmeyi vaad eder! bazıları hariç.


günlerden siyah, saatlerden beyaz.

böyle bir gündü işte o gün ve saatler gerçekten de beyazı gösteriyordu. vicdan ya da adını nasıl isimlendirirseniz isimlendirin aynı kapıya çıkacağınız o şiirsel his, aslında benim özelimde yaratıcımın bana sunduğu bir ikramdan fazlası değildi. halen de öyle ve öyle olmaya da devam edecek.

hayatta önünüze yollar çıkar. sonunu görebileceğiniz ve dahi sonunu hayal bile edemeyeceğiniz çeşitli yollar. şimdi ben bunu böyle yazdım diye kabullenenleriniz olacaktır. oysa ki yapmanız gereken "neden sonunu hayal bile edemeyeceğimiz yollar olsun ki?" demekti belki de. oysa bu cümle bile bir gereklilik baskısından meşruiyet sağlıyor. ben ise bu yazımda kimseye böyle bir baskı uygulamamalıyım. mesela şu anda bir gereklilik kullandım, kullanmamam gerektiğini anlatırken bile.

bunun üzerinde fazla durmadan yollarımıza dönelim, hayatın önümüze çıkardığı yollara. özgün olmayan ve dahi bizim insani aidiyetimizi yansıtmayan bize dayatılmış yollarımıza. oysa ki her birimizin en sonunda varacağına inandığım şekilde tek bir sonuç var.

allah'ın doğru olduğunu söylediği yol.

o'nun gösterdiği doğru yolun dışındakiler, bu bakış açısına göre sadece bir deneyimden ibaret.

öyle mi dersiniz?

düşünün bakalım bunun üzerinde biraz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder