7 Ağustos 2009 Cuma

harun yahya neden habertürk televizyonuna çıkarılır?

evrim'i direkt olarak reddediyor.
bunu hangi mantığa göre yapabilir bu kadar kesin olarak? allah'ın varlığı ya da yokluğuyla ilgisiz olarak incelenen bir evrim'in allah'ın iradesiyle mümkün olamayacağını ilan etmenin neresi tutarlı? allah insanları hangi evrelerden geçirerek yarattığını açık açık söylemiş midir ki, kendisi evrim'i -allah'ın varlığı/yokluğu mevzusunu dışarıda bırakmak suretiyle- bu kadar rahat reddedebiliyor.

nötronların yörüngelere sahip olduğunu iddia etti.
ne zamandan beri nötronların yörüngesi var?

kıyamet yılını söyledi.
müslümanlar gayb'ı allah'tan başka kimsenin bilemeyeceğine iman ederler. hz. muhammed hadislerinde gelecekten haber veren kahinleri dinleyip onlara inananların dinden çıkacağını söylemiştir.

hristiyan olduğunu bilmediği birine "kardeşim" dedikten sonra, hristiyan olduğunu öğrenince musevilerin ve hristiyanların özünde hakk din üzerinde olduğunu filan ima etti ya da ben öyle anladım. umarım ben yanlış anlamışımdır.

türk-islam birliği tezi kendisine soruldu.
"türklerin ahlaki üstünlüğü var" lafını sarfetti kendisi. bu düpedüz ırkçılık değildir de nedir? niye türk olduğum için ahlaki olarak üstün olayım ya da üstünlük taslayayım, bunun benim türk olmamla en basit yoldan ne ilgisi olabilir ki? bu kadar mantıksız bir söylem, basit bile sayılamayacak böyle argümanlarla savunulabilir mi? el insaf.

kolundaki altın kaplama saat'i neden taktığı, bunun islamda haaram olduğu soruldu.
"islamı böyle yorumlamanın bir anlamı yok" tadında bir cevapla geçiştirdi. tabii ki peygamberin sözünü öyle yorumlamanın bir anlamı yok sana göre, kafana göre yorumlayabilirsin sen di mi harun yahya? kıvır kıvır nereye kadar.

neden kendisine sorulan her soruya "onu da allah yaptırıyor" cevabını verme kolaycılığına kaçıyor? bunu söylemeyi her avam da becerebilir, senin ne artın var ki? yağmur nasıl yağıyor deseler, "allah yağmasını sağlıyor" mu diyeceksin? sana sorulan allah'ın o olayı sağlayıp sağlamadığı mı, o olayın nasıl gerçekleştiği mi?

sahi her şeyin allah'ın izniyle gerçekleştiğini bilmiyor muyuz, bu gayet aşikar değil mi? neden bunu insanlara defalarca defalarca söyleyerek kendisine sorulan sorulara bunu siper etme kolaycılığına sığınıyor?

mehdilik mevzusunda neden çıkıp "mehdi değilim" dedikten sonra "mehdi de 'ben mehdiyim' demeyecek" gibi bir imaya kaçıyor. neden "mehdi'nin özelliklerinin bazıları bende var" gibi laflar etme ihtiyacı duyuyor. varsa var, bunu neden söyleme ihtiyacı duyuyor öyleyse?

bugün çıkıp bir de "seyyidim ben" dedi. al bakalım, neden hz. muhammed'in mührünü kitaplarında kullandığını da öğrenmiş olduk. cidden ironik.

kırılan potların sayısı sayılabilecek gibi değil ki herbirini yazayım buraya.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder